|
Kastomonu İline bağlı Pınarbaşı İlçesi, bir milyon yıllık oluşumu ve
M.Ö. 2000 yılına ait insan yaşantısı izleri bulunan Ilgarini Mağarası'yla;
"Vahşi Cennet" olarak da tanınan dünyaca ünlü Valla ( Varla ) Kanyonu'yla;
adeta bir tabiat harikası olan Ilıca şelalesi ve zümrüt yeşili ormanları ile
keşfedilmeyi bekleyen gizli bir doğa cennetidir.
|
|
1988'de ilçe olan Pınarbaşı, 1461 yılında Osmanlı İmparatorluğuna katılana kadar, M.Ö. 12.yy İyonlar,
M.Ö. 266 - 70 Pontuslar, M.S. 5 - 13. yy Doğu Roma 'Erken Bizans ',
M.Ö. 70 - M.S. 395 Roma, M.S 1105 - 1180 Danişmend oğulları, 14 - 15 yy Cenovalılar,
1309 İsfendiyar Oğulları gibi çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır.
|
|
Batı Karadeniz Bölgesi'nde bulunan Küre Dağları,
sahip olduğu bozulmamış doğal değerler
açısından Türkiye'deki en önemli doğal alanlardan biridir. Ormanlarının doğallığı
ve yaşlılığı, alanın büyüklüğü, zengin biyolojik çeşitliliği, bünyesinde barındırdığı
yaban hayatının zenginliği ile Küre Dağları,
Dünya Koruma Vakfı'nın ( WWF ) belirlediği Avrupa'nın acil korunması gereken yüz orman
alanı arasındadır. Küre Dağları Milli Parkı ise Küre Dağları'nın batısında, Kastamonu
ile Bartın arasında kalan 34 bin hektarlık bir bölgeyi kaplar. Tamamen bir plato
karakterindeki milli park, doğu - batı doğrultusunda uzanır ve jeomorfolojik olarak
karstik bir özellik taşır. Floristik olarak da orman ekosistemi içerisinde karısık
yapraklı türler ile iğne yapraklı türlerden oluşan bir orman yapısı mevcuttur.
|
|
Milli parkta, kayaların karstik yapısından dolayı çok sayıda mağara bulunuyor. Bunlardan
en önemlisi Sorkun Yaylası'ndaki uluslararası üne sahip Ilgarini Mağarasıdır. Dünyanın 4. büyük mağarası olan Ilgarini Mağarası,
denizden 1250 m yükseklikte, 3. ve 4. zamanda 160 - 220 milyon yıllık bir süre içinde oluşmuştur.
Mağaranın içindeki sarkıt ve dikitler ise bir milyon yıllıktır. Mağaranın uzunluğu 858 m,
derinliği 250 m'dir.Geç Roma ve erken Bizans döneminde iskan alanı ve dini amaçlarla
kullanılan mağarada, yapı kalıntıları, seramik ve küp parçaları, su sarnıcı, su kuyusu,
ardıç ağacından yapılmış lahitler, şapel ve fırın kalıntıları bulunmaktadır.
|
|
Devrekani Çayı'nın Karadeniz'e ulaşmak için Küre Dağları'nı yarıp geçtiği doğal
bir fenomen olan Valla Kanyonu, Pınarbaşı'nın 26 km kuzeyindeki Muratbaşı Köyü
yakınlarında Devrekani Çayı ile Kanlıçay'ın buluştuğu yerde başlar. Kanyonun başlangıç
noktasına 1,5 km'lik bir patika ile ulaşılır. Kuzeydeki Cide'ye doğru yaklaşık 10 km uzanan
kanyon Hamitli Köyü yakınlarında sona erer. Kanyonun iki tarafındaki kayalık uçurumların
yüksekliği 800 -1200 m arasında değişir. Bu kayalık duvarlar kartal, şahin, akbaba, kerkenez gibi yırtıcı
kuşları barındırır. Kanyon rehber ve ekipman olmadan geçilemez. Kanyonun kuşbakışı en iyi
görüldüğü yerlerden biri Pınarbaşı'nın 27 km kuzeyindeki Sümenler Köyünün Kayabaşı
Mahallesi'dir.
|
|
Ilıca Köyü sınırları içindeki Ilıca Şelalesi'nde su 15 metre yüksekten dökülüp
doğal bir havuz oluşturmaktadır. Şelalenin en önemli özelliği, havuzun çok
sayıda ağaç ve bitki ile çevrili olması ve yüzmek için plajı andıran bir kumsalının
bulunmasıdır.
|
|
Yine Ilıca Köyü içinde Bizanslılar'dan kalma bir hamam mevcuttur. Hamam yontma
taştan yapılmış kubbe şeklinde, 2 m genişliğinde, 3.5 m uzunluğunda 1.80 m yüksekliğindedir.
Hamamın yan duvarlarında sabunluklar ve oymalar bulunmaktadır. Hamamın yaz-kış su ısısı
23 C' dir
|
|
İçinden Zarı Çayı geçen Horma Kanyonu'nda, suyun taştaki kireci aşındırmasıyla oluşan
derin kazanlar şeklinde çukurlar bulunmaktadır. Eski çağlarda İnsanların kayaları oyarak
su kanalı açıp bu kanaldan su ile çalışan un değirmenine su akıtmaları ayrıca dikkat
çekmektedir. Kanyon 3,5 km uzunluğunda olup teçhizatsız geçilmesi mümkün değildir.
|
| Fotoğraflar için tıklayın; |